Pythagoras kendisini filozof -bilgeliği arayan kişi- olarak adlandıran ilk kişidir ve ‘sayıların babası’ olarak bilinir. Pythagorasçılar her şeyin matematikle ilgisi olduğuna ve gerçekte var olanın sayılar olduğuna inanmışlardı. Dolayısıyla sayılar sayesinde bir düzen var, sayılar olmasaydı hiçbir düzen bulunmazdı. Onlara göre her şey sayılarla ilişkidedir. Örneğin müzik matematiksel oranlara indirgenir; notalar belli bir düzendedir. 1 sayısının tanrısal olduğunu, 5’in rengin ve 8’in aşkın nedeni olduğunu düşünürler. Bir inançları da, bedenin sağlığını korumak için tıp kullanılıyorsa ruhun sağlığını korumak içinde müzik kullanılmalıdır. Pythagoras’ın bu düşüncesi müzikle tedavi çalışmalarına öncü olmuştur.
Pythagoras Samos adasında doğmuş ve Sicilya’ya göç etmiştir. Burada kendi adında bir okul kurar. Bir yanda felsefe öğretisini sunarken bir yanda dini bir topluluktur. Dini ve politik bir yanı olması Pyhtagorasçılığı İyonya Okulundan ayırır. Ayrıca İyonya Okulunun salt felsefeyi ele aldığı yerde, Pythagırasçılar felsefeyi pratik amaçlarla kullanırlar. Bu okulun amacı, insanları yeni bir hayat tarzına sokmaktır, insanları kurtarmak ve arındırmaktır.
Bu okulda belli yasaklar vardır: bakla yemek, yere düşen bir şeyi kaldırmak, beyaz horoza dokunmak. Ayrıca insanların hayvan yemesi de yasaktır. Çünkü Pythagoras öğretisine göre, ruh tekrar başka bir bedene girer. Ve ruh bir hayvanın bedenine de geçebilir. Dolayısıyla yediği hayvanın ruhu geçmişte tanıdığı bir insanın ruhu olabilir.
Bir anlatıya göre Pythagoras bir köpeğe işkence edildiğini görmüş ve şöyle demiş: “Dur, vurma artık! Dost bir kişinin ruhu var bunda, tanıdım onun sesini duyunca.”
Bu öğreti şunu söyler: İnsan bu dünyada işlediği iyiliklere ve kötülüklere bağlı olarak ölümünden sonra kendinden daha aşağıda ya da kendinden daha yukarıda bulunan varlıkların bedenlerine göç eder. Bu yeniden doğuşta -doğuş çarkı- insan erdemli olursa ana vatanı olan tanrısal alana döner ve bu döngüden kurtulur. Yani bu dünya ölümsüz ruhun zindanıdır; bu zindandan kurtulmak için erdemli olup tanrısal alanına dönmesi gerekmektedir. “Beden yok olup gider, ancak ruh ölümsüzdür.”
“Bir gün gelecek ben elimdeki bu değnekle yine karşınızda ders vereceğim.”
Pythagoras
