Felsefenin Arkhesi

Felsefenin başladığı ilk yer olarak İyonya kabul edilir. Neden İyonya? İyonya dönemin diğer medeniyetlerinden farklı olarak bağımsız bir devlet yapısına sahipti. Ayrıca yazılı dinsel dogması bulunmazdı. Herhangi bir din ya da devlet tarafından sınırlandırılmadılar. İyonyalılar ise zengin ve varlıklı insanlardı. Özgür bir düşünme ortamında özgürce fikirlerini sunabilme imkanına sahiptiler. Dolayısıyla varoluşu düşünmek için vakitleri vardı.

Bu ortamda yaşayan Antik Çağ filozofları Thales, Anaksimandros ve Anaksimenes doğrudan evreni, dünyayı anlama isteği taşıyorlardı. Çünkü onlar için önemli olan varlık sorunuydu. Bunun temeline ise “ilk neden, ilk madde nedir?” sorusunu yerleştirmişlerdi. İlk nedeni “arkhe” olarak isimlendirdiler. Peki, nedir arkhe?

Arkhe ilk neden, ilk maddedir. Başlangıçtır, hareket veren, değişmez ilkedir. Ancak İyonya okulu ve sonrasında gelen filozoflar arkhe kavramının içini doldurduklarında birbirlerinden ayrılırlar. Hepsinin farklı cevaplara ulaşması daha sonraki filozofların şüpheci/septik olmasının başlıca nedeni olsa da gelin neler bulmuşlar buna bakalım.

Düşünce tarihinin ilk filozofu olarak kabul edilen Thales’tir. Thales ‘neyin var olduğu’ ya da ‘neyin gerçekten var olduğu’ soruları üzerinde düşünmüştür. Onun arkhesi su’dur. Bunun sebebi tam olarak bilinmese de birçok teori ortaya atılır: Her şeyin sıvı bir şeyden beslenmesi, tohumların nemli yapısı, sıcağın sudan türediği, suyun insan yaşamındaki önemini görmüş olması, suyun ısı ile katı, sıvı ve hava haline dönüşmesi… Aristoteles’e göre suyu kabul etmesinin sebebi deneyime ve mitolojiye dayanır. Thales hayatın sudan kaynaklandığını, her şeyin su ile hayatını sürdürdüğünü deneyimlemiştir. Bunun yanında Mısır’da bulunmuş ve burada Nil nehrinin hayatı nasıl etkilediğini görmüştür. Mitolojik olan tarafı ise, yeryüzünün su üzerinde bulunduğu anlayışıdır. Bu anlayışta Okeanos dünyanın başlangıcında bulunmaktadır. Bunun gibi Babil yaratılış destanı Enuma Eliş’te de dünyanın ilk halinin su kütlesinden oluştuğu ilgisini görürüz..

Anaksimandros Thales’in öğrencisidir. Ona göre ilk madde olarak arkhe, nicelik olarak sınırsız ve nitelik olarak belirsiz olmalıdır. Thales arkheyi su olarak ele aldığında ilk nedenin sonlu ve sınırlı olduğunu da söylemiş olur. Ancak Anaksimandros’un arkhesi duyusal olmayan, soyut bir ilke olarak aperion’dur. Aperiondan ilk olarak karşıt olan sıcak ve soğuk çıkar. Ve varlıklar bu iki durumun zıtlıklarından meydana gelir. Her türlü varlık bir karşıtıyla oluşacağı için ilk maddenin/arkhenin karşıtı olmayan, belirsiz ve sonsuz olan aperion olması gerekir.

Arkhe yalnız sonsuz değildir, sonsuz olandır da; çünkü ona, kendinde daha yakın olan başka bir belirlenim yüklenemez.”

Anaksimenes’in arkhesi hava (aer)’dır. Hava sınırsızdır ve böylece her şeyi kaplar. Ancak Anaksimandros’tan sonra tekrar belirli olana dönülmüştür. Yunanca “aer” kelimesi soluk ve nefes anlamlarına da gelir. Bu sebeple Anaksimenes havayı canlı olarak düşünmüş olabilir. Ona göre değişim, havanın değişik oranlarda niceliksel olarak farklı formlara bürünmesiyle oluşur. Hava seyrekleştiğinde ateş; sıklaştığında su, toprak ve rüzgar haline gelir. Bununla dört temel öğe fikri ilk kez Anaksimenes’te görülür.

“Nasıl hava olan ruhumuz bizi hükmü altında bir arada tutuyorsa bütün kosmosu da soğuk ve hava öylece sarıp tutar.”

Pyhtogoras sayıların babası olarak bilinir. Ona göre ilk madde sayı’dır. Matematik her şeyin temelidir. Evrende bir uyum ve harmoni vardır. Ona göre şeylerin doğasını açıklamak, evrenin matematiksel yapısını görebilmekle mümkündür.

Herakleitos’a göre “her şey akışın içinde”dir. Sürekli akış halini ifade ettiği için onun arkhesi ateş’tir. Yakılan her şey ateşe dönüşürken, alevin kendisi asla değişmez. kozmosun ana maddesi ateştir ve ateş logos ile özdeştir. Dolayısıyla ateş hem ana madde hem de değişmenin kendisidir.

Empedokles’e göre arkhe dört maddeden oluşur: Su, toprak, hava ve ateş. Bu dört madde sevgi ve nefret gücü ile birleşip ayrılırlar. Sevgi birleştirici, nefret ayırıcı ilkedir. Dolayısıyla sevgi ve nefret maddeyi meydana getiren tözlerdendir ve değişimin sebebidir.

Demokritos’a göre arkhe maddenin bölünemeyecek en küçük parçası olan atom’dur. Atom sonsuz, değişmez, boşluksuz ve yer kaplar. Atomların bir araya gelmesi doğum, ayrışması ise ölümdür.

“Tek ve değişmez” bir ilk ilke için bu kadar fazla görüş olması biraz şaşırtıcı. Ancak o günün dünyasında düşündüler, gözlemlediler ve kendilerine bir doğru buldular. İlk Çağ’da varlık sebebini su, ateş gibi daha çok görünenler üzerinden temellendirmeye çalıştılar. Orta Çağ’da Tanrı tek ve değişmez ilke olarak koyuldu. Şimdiyse kuantum mekaniğinden, spiritüalizmden bahsediyoruz. “Varlık nedir ve varlığımın sebebi ne?” sorularına cevap bulana kadar o varlık bu dünyadan kopuyor. Yine de felsefe bu sorulara cevap aramaktan asla vazgeçemeyecek bir alan. Çünkü hepimiz -felsefe yapmadığımızı düşünsek de- var olduğumuz için varoluşumuzu sorgularız. Felsefenin en temel işi sorgulamaktır, soru sormaktır. Filozof kalın!

Yorum bırakın

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın