Descartes ‘düşünüyorum, öyleyse varım’ yargısına nasıl ulaşmıştı? Günlük hayatta sıkça duyduğumuz bu önermenin altında yatan düşünce nedir?
Descartes Cizvit okulunda eğitim alır. Bir gün okulda öğrendiklerinin doğru olmadığını fark eder. Bu onu her şeyden şüphe etmeye yöneltir. Şüphesinin amacı hakikate ulaşmaktır. Var olduğunu düşündüğü her şeyden tek tek şüphe edemeyeceği için genellemeler yapar, yani ilkelerden şüphe eder. İlk şüphe ettiği duyulur şeylerdir. Çünkü duyular özneldir, bizi yanıltır. Sonra dış dünyanın gerçekliğinden şüphe eder. Çünkü dış dünya duyu verilerine dayalıdır ve yanıltabilir. Bunları bir kenara bırakan Descartes, Tanrı’dan şüphe eder. Ancak bu uzun sürmez.. Tanrı’nın şüphe edilemeyecek bir şey olduğunu, onun bizi yanıltmayacağını söyler. Bizi yanıltan, kuşkuya sebep olan Kötü Cin (diamon)’dir. Descartes’a göre eğer Tanrı olmasaydı şüphe edilecek hiçbir şey olmazdı.
Peki, cogito ergo sum nereden çıktı? Descartes cogito’yu şüphe ediyor oluşunun kendisinde kanıtlar.
“Herhangi bir şey düşünmüşsem kuşkusuz varım… Ben’im, Var’ım önermesi zorunlu olarak doğru ve değişmezdir… Düşünmeye son verseydim, var olmaya da son verirdim. Öyleyse ben düşünen bir şeyim.”
Descartes – meditasyonlar
